İşte burada “yok öyle oteller” diyerek başlıyoruz söze. 1998 yılında, biraz da ülkenin içinde bulunduğu ideolojik iklimin politikacılarda yarattığı popülist refleksler sonrası kumarhaneler kapatıldı. Aslında çok değil, hepi topu 10 yıl yasal olarak çalıştı kumarhaneler.

Dönemin başbakanı Turgut Özal, Türkiye’nin Monte Carlo’dan daha fazla kumar turisti çekebileceğinden hareketle kumarhaneleri serbest bırakmış, bunun hemen sonrasında sadece İstanbul’da 30’un üzerinde 5 yıldızlı kumarhaneler türemeye başlamıştı. Kumarhaneler etrafında gittikçe kabaran rant, kara para aklamanın da önemli araçlarından biri haline gelmişti. Bununla birlikte bazı iş adamları kumarhaneler açmak ve vergi muafiyeti kazanmak için bir takım hayali zarar muhasebeleri üzerinden haksız kazanç sağlamaya başlamıştı. Üstüne üstlük zamanın siyasi ve mafya hesaplaşmalarında Ömer Lütfü Topal gibi bazı kumarhane baronlarının öldürülmesi ile birlikler kumarhaneler göze batmaya başlamıştı. Bunun üzerine 1998’de apar topar bir genelge ve Bakanlar Kurulu kararıyla, turizmcilerin feryat figanları arasında kumarhanelerin kapatılmasına karar verildi. Artık ne blackjack vardı ne de rulet!

O dönem de turizmciler, kumarhane turizminin önemine dikkat çekiyor ve yasaklamanın komşu ülkelere turist kaptırmak anlamına geleceğini iddia ediyorlardı. Hatta bu konuda Antalya’ya özel bir statü tanınmasını ve yasaktan muaf hale getirilmesini savunuyorlardı. Gerekirse Türklerin kumarhanelere girişleri özel bir izne bağlanabilir ya da tamamen yasaklanabilirdi. Yeter ki Türkiye’ye gelen yabancı kumarhane müşterilerinin Yunanistan ve Kıbrıs’a kayması engellensin idi.

Zaten öteden beri süregelen yargıya göre zengin zengin turistler bize gelmiyor, Yunanistan ve İspanya’ya gidiyordu. Şimdi, ilk kez kumarhane turizmi ile şansımızı tersine çevirmemiz mümkün olabilirdi. Ama heyhat! Devlet iradesi söz dinlemedi ve bir anda kapattı kumarhaneleri.

Yaklaşık on yıldır kapalı olan kumarhanelerin yeniden açılması için ara sıra sesler yükselmiyor değil; hatta hükümete ek kaynak yaratma amacıyla muhafazakar üyelerden gelen öneriler bile oldu. Kumarhanelerin kapalı olması Türkiye’de kumar oynanmadığı anlamına gelmiyor elbette. Her yasağın bir biçimde delinmesinin olağan olduğu ülkemizde, merdiven altı diye tabir edilen kahvehanelerden tutun da beş yıldızı otellere kadar kumar oynatan yerlerin varlığı sır değil. Zaten kanun koyucunun kumar oynayan ve kumar oynatan kişiye verdiği cezaya bakarsanız; devletin de bu yasa dışı faaliyeti görmezden gelmek istediğini anlamış olursunuz.